25 Ağustos 2007 Cumartesi

Aşık Pervani - Yerim Var (Düştü Aşkın Nikabına)

Düştü aşkın nikabına ağlarım
Erenlerin durağında yerim var
Hakikat babına gönlümü verdim
Erenlerin yatağında yerim var

Dervişanlar kulak verir gazele
Yazıldı tarihim ezel ezele
Müştak oldum bin bir adlı güzele
O cananın kucağında yerim var

Zikrullah muradım örtündüm tacı
Cenab-ı bariden iste ilacı
Bana beyan etti ol yedi burcu
Yedi burcun budağında yerim var

Ah edüben düştüm ah u zarına
Okudum mürşitten daldım derine
Ağalar yanmışım firkat narına
Pervaneyim ocağında yerim var

Ağlarım giderim has mekan için
Yüz dört kitap beyan olur can için
Feda kıldım canı bir canan için
Başında hem ayağında yerim var

Pervani dünyada bulmadı lezzet
Cenab-ı mevladan geldi hidayet
Nebiler rehberi ulu Muhammet
Muhammet'in sancağında yerim var

Aşık Pervani - Savuştun (Yalan Çıktın)

Yalan çıktın bulunmadın sözünde
Sormadın hatırım çıktın savuştun
Arzumanım kaldı ela gözünde
Serimi sevdaya saldın savuştun

Su gibi nazile akmadın gittin
Gün gibi karşıma çıkmadın gittin
Bir kere yüzüme bakmadın gittin
Beni ataşına yaktın savuştun

Kul Pervane'm der yolun gözettim
Geldiğin yollara güller bezettim
Öz yarimdir deyi elim uzattım
Hemen hatırımı yıktın savuştun

Aşık Pervani - Ne Minnet (Erişti Gönlüme)

Erişti gönlüme baharın yeli
Mart ayından gelen yaza ne minnet
Harf içinden fehm ederiz kelamı
Ağızdan söylenen söze ne minnet

Aşk bahrine gark eyledim cismimi
Akıbet divana koydum ismimi
Derun u kalbimden açtım çeşmimi
Şu kafadan bakan göze ne minnet

Kaynar derunumda aşkın kazanı
Hakikat babında buldum nizamı
Mürşid-i kamilden aldık düzeni
Telimiz dildedir saza ne minnet

Fakir Pervani'yim geçtim canımdan
Hem canından hem de dünya malından
Bu sevdiğim kılavuzdur yanımdan
Kör yollara giden ize ne minnet

Aşık Pervani - Misafirhanedir Dünya

Misafirhanedir dünya
İşte geldik gidiyoruz
Geçen günler oldu rüya
İşte geldik gidiyoruz

Emekler oldu nafile
Çektiğimiz bunca çile
İnsan-ı kamil bizimle
İşte geldik gidiyoruz

Kalır dünyada servetin
Eğer verdinse zekatın
Ameldir senin cennetin
İşte geldik gidiyoruz

Bu dünya sana kala mı
Mevla'dan yardım ola mı
Dilimiz mübin kelamı
İşte geldik gidiyoruz

Üç günlük yalan dünyaya
Emekler gitti havaya
İşimiz kaldı kübraya
İşte geldik gidiyoruz

Ağlayanın yüzü gülsün
Dünya malı sana kalsın
Kalanlara selam olsun
İşte geldik gidiyoruz

Bu dünyaya konan göçer
Yarap bizi etme naçar
Hak Kerim'dir kapı açar
işte geldik gidiyoruz

Pervani arttı ahımız
Affet Yüce Allah'ımız
Topraktır son durağımız
İşte geldik gidiyoruz

Aşık Pervani - İçindir (Mor Menevşe)

Mor menevşe lale sümbül bağlarda
Açılıp goncalar bitmek içindir
Bülbül figan eyler gülün üstünde
Arzu maksadına yetmek içindir

Okudum pirimden aldım ihsanı
Bana beyan etti ol has mekanı
Yedi kafes derinine ummanı
Nuş edip badeyi tatmak içindir

Pervani'yim giydim siyahı akı
Açıldı kapılar gördüm dergahı
Hazineden aldım malı metahı
Götürüp sarrafa satmak içindir

Aşık Pervani - Hicret Edip Geldim

Hicret edip geldim Yusufelinden
Haki payen yüzüm sürmeğe geldim
Bülbül vaz geçer mi gonca gülünden
Açılan gülleri dermeğe geldim

Ben de meftun oldum kaşı alaya
Halimiz ayandır Gani Mevla'ya
Oltu'dan uğradım Samikale'ye
Sümmani Baba'yı görmeğe geldim

Pervani eyledi derd ü figani
Erenlerden almış lütfu ihsanı
Aşıkların piri Baba Sümmani
Huzurunda divan durmağa geldim

Aşık Pervani - Geldi Nebiler Serveri

Geldi nebiler serveri
Doğdu cihana Muhammet
Saçıldı mü'minler nuru
İndi lisanı Muhammet

Bunca seksen bin alemin
Hem peri hem de ademin
Cümle Arap ve Acemin
Dini, imanı Muhammet

O'dur nebiler Sultanı
Kör olsun sevmeyen onu
Cem'etti Osman Kur'an'ı
Duyuldu şan-ı Muhammet

Zir ü zemin, asumanın
Biz gibi mahcur kalanın
Ağlayan Aşık Pervan'ın
Derdi dermanı Muhammet

Aşık Pervani - Geldi Bu Eyyam-ı Bahar

Geldi bu eyyam-ı bahar
Güllere soralım yari
Çekilir mi hasretle zar
Ben ağlarım zarı zarı

Bülbül olsam yar bağında
Yandım aşkın ocağında
Yatsam yarin kucağında
Koklasam misk ü amberi

Saçlarından olur bir saz
Gelmem diye eyledi naz
Dudağı bal yüzü beyaz
Sanırsın dağların karı

Pervani saldı ateşe
Sürme çekmiş kirpik kaşa
Benziyor gökte güneşe
Göklerin şems ü kameri

Aşık Pervani - Düşer Mi (Bidayette Yardan)

Bidayette yardan sevda almayan
Benim gibi ah u zara düşer mi
Aşkın ocağında yeri olmayan
Dolanıp da kızıl nara düşer mi

Göz önünde muhit derya olmayan
Dilde hece ilen imla olmayan
Yar yolunda yanar çıra olmayan
Birdenbire söner kora düşer mi

Aşıklara böyle devran olursa
Günden güne hali noksan olursa
Bir kula yardımcı Süphan olursa
Bu Pervani asla dara düşer mi

Aşık Pervani - Düşenler Böyle Sevdaya

Düşenler böyle sevdaya
Yanıp ta püryan olmaz mı
Dalanlar muhit deryaya
Coş edip umman olmaz mı

Çekerim aşkın narını
Neylerim dünya varını
Görenler Hak didarını
Acaba hayran olmaz mı

Hakk'ı bilir halayıklar
Hakk'ı zikreder sadıklar
Aşk ile yanan aşıklar
Bu dünyadan usanmaz mı

Var geçtim zevkle sefadan
Gönül ayrılmaz Leyla'dan
Pervani yandım sevdadan
Cismim kana boyanmaz mı

Aşık Pervani - Dön Beri Yüzün Göreyim

Dön beri dön beri yüzün göreyim
Bir dakika karşımda durda öyle git
Eyledin cismimi hep kızıl yara
Derin yaralarım sar da öyle git

Sevdiceğim ben karında ötüştüm
Şirin dudu gibi lisan konuştum
Göründün gözüme elimden kaçtın
Bana bir teselli ver de öyle git

Bir telini vermem yüz bin liraya
Neylerim ki perde geçti araya
Cismimi düşürdün kızıl yaraya
Yarama bir derman sar da öyle git

Pervani'nin elden gitti cananı
Gönül feryat eder eyler figanı
Sevdiceğim bulam nerede seni
Bari bir nişane ver de öyle git

Aşık Pervani - Aşkın İle Eyle Hasta

Aşkın ile eyle hasta
Kavuşmak isteriz dosta
Tevhid ile son nefeste
Ölenden eyle Allah'ım

Aşk bülbülü eyler dadı
Zikretmede binbir adı
Felah bulmaktır muradı
Olandan eyle Allah'ım

Zat-ı mutlaksın Yarabbi
Resube olmuşuz tabi
Olsam ayağın turabi
Sürenden eyle Allah'ım

Pervani kulun kemterin
Ümmetiyiz Muhhemed'in
Yarabbi, hüsn ü didarın
Görenden eyle Allah'ım

Aşık Pervani - Aman Yarab Kusurumu

Aman Yarab kusurumu
Affetmek bir adalettir
Sana karşı günahım çok
Benim için rezalettir

Düşmüşüm ah ile zara
Aldandım nefs ü envara
Elim boştur yüzüm kara
Affolursam ne devlettir

Düşünüp de fikir etmek
Birliğine şükür etmek
Seni daim zikir etmek
Bana lütf u saadettir

Pervani bu dünya fani
Eyleme cürmü, isyanı
Zikreyle Gani Yezdanı
Şefaatçı Muhammet'tir

Aşık Özeri - Yoruldum

Otuz yildan beri çile çekerim
Gurbet elde geze geze yoruldum
Kurudu dallarim yaprak dökerim
Dertlerimi yaza yaza yoruldum

Dost elinden içtim bir dolu zehri
Haraba yüz tuttu gönlümün sehri
Dostlarin sitemi gurbetin kahri
Kara bagrim eze eze yoruldum

Gayri felek ile ben çikmam ava
Geçirdim ömrümü bosa bedava
Gurbet kösesinde her yil bir yuva
Kura kura boza boza yoruldum

Özeri'ye yine yaman gün oldu
Derdim bindi budaklandi bin oldu
Büküldü de elif kaddim nun oldu
Tatli canim üze üze yoruldum

Aşık Özeri - Verir (Yine Bahar Geldi)

Yine bahar geldi bulandi sular
Derin derelerden seller cos verir
Türlü nebatattan gider uykular
Yesillenir çayir çimen bas verir

Yesile boyanir kirlar yazilar
Nevbaharda diner kalpte sizilar
Oynasir oglaklar meler kuzular
Nese artar bes üstüne bes verir

Agaçlar bezenir giyer allar da
Yasamak zevk verir bizim ellerde
Konar türlü türlü öter dallarda
Günün en hos sedasini kus verir

Düser damlaciklar bulutlar aglar
Yamaçlar yeserir dereler çaglar
Çalisir insanlar senlenir baglar
Erkek duvar yapar kadin tas verir

Özeri gözünden akitir yaslar
Seyda bülbül gibi figana baslar
Kim ki topragini kayirir isler
Sebze verir ekmek verir as verir

Aşık Özeri - Var Ya (Ondan Severim Baharı)

Ondan severim bahari
Gönlümün hevesi var ya
Zevk verir leyl ü nehari
Bülbüllerin sesi var ya

Dal bezenir çiçek çiçek
Tabiatta gizli gerçek
Yat serinde uykunu çek
Agacin gölgesi var ya

Yükseklere çöker duman
Kuslar uçar tümen tümen
Hava açar çayir çimen
Çiçeklerin süsü var ya

Simsek çakar bulut aglar
Yesile bezenir daglar
Yel estikçe pinar çaglar
Hos kokan nefesi var ya

Özeri bak kana kana
Bahar can katiyor cana
Sevmeyi ögretir bana
Kuslarin cilvesi var ya

Aşık Özeri - Turnalar (Gurbet Ellerinde Kaldım)

Gurbet ellerinde kaldim yaliniz
Sesime ses katin telli turnalar
Bizim ele ugrar ise yolunuz
Bir haber getirin alli turnalar

Uçun boynunuzu uzatin gelin
Kanatlarinizi bezetin gelin
Aman kendinizi gözetin gelin
Alici kus sagli sollu turnalar

Özeri'yim yine çiktim çileden
Gurbet beni yakip yakip kül eden
Yine bir haber yok bana siladan
Ötüsünüz dertli belli turnalar

Aşık Özeri - Şimdi (Gayri Dayanacak Halim)

Gayri dayanacak halim kalmadi
Hasretlik bagrimi yakiyor simdi
Ben gitmek istedim kader salmadi
Ayrilik canima okuyor simdi

Bagrima doluyor gözümün yasi
Diyorlar ki sabir her isin basi
Hür Anadolu'nun topragi tasi
Gül gibi burnuma kokuyor simdi

Özeri gözyasim sel oldu çaglar
Nasip kismet bizi gurbete baglar
Yol ver bana yol ver ey yüce daglar
Sevdigim yoluma bakiyor simdi

Aşık Özeri - Sevdiğim (Çok Zamandır)

Çok zamandir ne mektup var ne haber
Yadina düstükçe ara sevdigim
Her zaman seninle olsak beraber
Mutluluk getirmez para sevdigim

Vereme dönüstü bendeki merak
Istesem gelemem yollarim irak
Yüzümü ayna yap disimi tarak
Bozulmus saçlarin tara sevdigim

Özeri derdini ele bildirmez
Hasta düstüm kimse tutup kaldirmaz
Ask insani inletir de öldürmez
Illa bu derdime çare sevdigim

Aşık Özeri - Olmaz Ki

Kalkinmayi istiyorsak gönülden
Dar geçitler geçilmeden olmaz ki
Yanlis hesap kari götürür elden
Dogru ölçüp biçilmeden olmaz ki

Çok çabala seç iyiyi kötüden
Bak ibret al dogu ile batidan
Ne beklersin su kapali kutudan
Disariya açilmadan olmaz ki

Biraz tasarrufa önem verin de
Yürümeli yatmaktansa serinde
Gezip görmek gerek yerli yerinde
Koca dünya küçülmeden olmaz ki

Özeri tutarsa eger asilar
Beyin çalisirsa gözler isilar
Cesur dürüst liyakatli kisiler
Isbasina seçilmeden olmaz ki

Aşık Özeri - Olmaz

Kalbi tas kesilmis gaddar insanin
Kessen bes paralik cigeri olmaz
Kötüye kullanir bütün ihsanin
Bu isin egeri megeri olmaz

Önüne gelene çatar takisir
Bir meclise girse hemen kokusur
Atalar demis ki ata yakisir
Esek bin yasasa eyeri olmaz

Ehil olan yapar yararli isi
Göz çikarir cahil yaparken kasi
Dinini ögrenen olgun bir kisi
Gidip sahte seyhin zagari olmaz

Özeri yozlasir sistem kokarsa
Insan onu biçer her ne ekerse
Yolsuzluk hirsizlik basi çekerse
Orda dogrularin degeri olmaz

Aşık Özeri - Gör Beni (Bir Mektup Yazmadin)

Bir mektup yazmadin ey kanli zalim
Yaman dertte meraktayim gör beni
Yaradan mevlaya ayandir halim
Anayurttan iraktayim gör beni

Bagimda hazan var güller talanda
Ecel gelip kapimizi çalanda
Dostlar beni omuzuna alanda
Bindim cansiz buraktayim gör beni

Efkarimdan hasta oldum yatarim
Baykus gibi viranede öterim
Kumas idim simdi çuldan beterim
Keten oldum taraktayim gör beni

Ecel düsmüs Özeri'nin pesine
Dereler yolverir gözüm yasina
Uzaninca musallanin tasina
Artik en son duraktayim gör beni

Aşık Özeri - Gönül (Demedim Mi Sana)

Demedim mi sana yüksekten uçma
Yirtici kus vermez amani gönül
Gizli sirlarini namerde açma
Eksilmez basinin dumani gönül

Gülü kokla sakin kizma dikene
Aci söz söyleme boyun bükene
Azrail sarilir birgün yakana
Çaldirir kalbine kemani gönül

Sah olursan yanlis ferman eyleme
Gizli yaralara derman eyleme
Çikip yükseklere harman eyleme
Yele kaptirirsin samani gönül

Güvenme ki bülbülün var gülün var
Kuvvetlisin bükülmeyen kolun var
Der Özeri dolambaçli yolun var
Kendine yoldas et imani gönül

Aşık Özeri - Gel Yeter

Sevdicegim sen bu elden gideli
Menekseler boyun büktü gel yeter
Sen bizden ayrildin üç yil vadeli
Aradan yedi yil çikti gel yeter

Geri döndü senin ile gidenler
Kör olsun gurbeti icat edenler
Kurumaya durdu körpe fidanlar
Dallar gazelini döktü gel yeter

Eller güler Özeri'nin yasi var
Üç günlük dünyada kimin nesi var
Alemin baginda bülbül sesi var
Bizim baga duman çöktü gel yeter

Aşık Özeri - Eskiden

Sevgi vardi saygi vardi dost vardi
Eskiden eskiden çok çok eskiden
Gayri bu meziyet sonuna erdi
Eskiden eskiden çok çok eskiden

Bir lokma bir hirka ona yeterdi
Babam saman telisine yatardi
Evlat babasinin sözün tutardi
Eskiden eskiden çok çok eskiden

Anam tezgahini tel tel yayardi
Sal dokuyup çengo ile boyardi
Insanlar insani sevip sayardi
Eskiden eskiden çok çok eskiden

Özeri seninki kuru lakirdi
Nenem tezgahlarda çarsaf dokurdu
Ninniler söylerdi türkü okurdu
Eskiden eskiden çok çok eskiden

Aşık Özeri - Dokunur (Ey Melek Yavrusu)

Ey melek yavrusu ahu bakislim
Kirpiklerin ok mu cana dokunur
Sira sira benler gögsü nakislim
Zülüflerin ak gerdana dokunur

Görünce kaçarsin nedir suçlarin
Taze kinalanmis parmak uçlarin
Topuga uzanmis siyah saçlarin
Bir oyana bir bu yana dokunur

Kiraz dudaklarin renk verir kana
Gözlerinin rengi benzer ummana
Çatip kaslarini bakinca bana
Onurum kirilir sana dokunur

Elma yanaklarin ayin on besi
Kurulu yay gibi simsiyah kasi
Dili badem içi incidir disi
Sanirsin ki lal mercana dokunur

Özeri kimedir naz u niyazin
Bir gülse açilir baharin yazin
Sahin bakislarin bülbül avazin
Ta zemin ü asumana dokunur

Aşık Özeri - Derd ü Mihnet İle Geçti

Derd ü mihnet ile geçti bu ömrüm
Simden sonra bana güç versen n'olur
Bir sevdigim vardi aldin elimden
Bundan böyle ik' üç versen n'olur

Gurbet ellerinde ömrüm söküldü
Takatim kalmadi belim büküldü
Agardi saçlarim disim döküldü
Akilsiz basima taç versen n'olur

Yapragini dökmüs dali budadim
Bedelini fazlasiyla ödedim
Ben kendimi dosta kurban adadim
Iki koyun bir de koç versen n'olur

Özeri dünyadan çektim elimi
Yaradana arzeyledim halimi
Gece gündüz bekliyorum ölümü
Erken versen n'olur geç versen n'olur

Aşık Özeri - Dağlar (Bugün Sizin Gibi)

Bugün sizin gibi basim dumanli
Çöktü içerime meragim daglar
Kisin karla boran yazin çimenli
Yarden ve sizlerden iragim daglar

Açar çiçeklerin yellerin eser
Orman yesil saçar toprak su kusar
Düsündükçe bana bir hüzün basar
Özledikçe çesm-i çiragim daglar

Yar silada ele kina ezerken
Özeri'yim elim titrer yazarken
Eller silasinda gezip tozarken
Neden benim gurbet duragim daglar